Hizmet İhracatında Yeni Dönem: 10962 Sayılı Karar ve Turquality'de 2026 Tavanları
Erdal Köseoğlu · Yatırım Danışmanı / Mali Müşavir · 8 Eylül 2026
27 Şubat 2026'da yürürlüğe giren 10962 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı hizmet ihracatı desteklerini yeniden yapılandırdı; Turquality'de 2026 destek tavanı 493 milyon TL'ye ulaştı.
Türkiye'nin ihracat destek mevzuatında mal ihracatına kıyasla hizmet ihracatı uzun süre ikinci planda kalmış bir alandı. 27 Şubat 2026'da Resmi Gazete'de yayımlanan ve yürürlüğe giren 10962 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, bu dengeyi değiştirmeyi hedefleyen kapsamlı bir düzenleme. Karar, 2022'den beri yürürlükte olan 5448 sayılı eski Kararı tamamen yürürlükten kaldırdı; dolayısıyla hizmet ihracatı desteği konusunda hâlâ eski Karara göre hareket eden firma veya danışmanlık ofisi varsa, güncel metne geçmesi gerekiyor.
Yeni Karar üç ayrı program üzerine kuruldu: Hizmet Sektörleri Atılım Programı, Markalaşma Programı ve Sürdürülebilirlik Programı. Bu üçlü yapının arkasındaki mantık, hizmet ihracatını tek bir destek kalemi olarak değil, firmanın büyüme aşamasına göre farklılaşan bir yol haritası olarak ele almak. Bilişim ve yazılım, dijital oyun, sağlık turizmi, lojistik ve yayıncılık sektörleri "stratejik" olarak tanımlanmış durumda ve bu sektörlerdeki firmalar diğerlerine göre daha yüksek destek oranlarından faydalanabiliyor.
Turquality ve Marka Programı tarafında ise her yıl olduğu gibi 2026 için destek üst limitleri güncellendi — bu tavanlar TÜFE ve Yİ-ÜFE ortalamasına göre otomatik artıyor. 2026 yılı için TURQUALITY® programının yıllık destek tavanı 493.271.347 TL, Marka Programı'nın tavanı ise 246.634.310 TL olarak belirlendi. Zaten programa kayıtlı olan firmalar için bu, bütçe planlamasında dikkate alınması gereken bir detay; başvuru aşamasındaki firmalar içinse potansiyel destek büyüklüğünün ne kadar arttığını gösteren bir gösterge.
Pratikte bu düzenlemenin en çok kimi etkileyeceği sorusuna gelince: özellikle yazılım ihracatı yapan, yurt dışına danışmanlık veya mühendislik hizmeti sunan, sağlık turizmi alanında hasta kabul eden firmaların yeni Karar kapsamında hangi programa girdiğini netleştirmesi gerekiyor. Bir firma hem mal hem hizmet ihracatı yapıyorsa, iki ayrı destek rejimi arasında nasıl konumlanacağı da ayrı bir değerlendirme konusu.
Bizim gözlemimiz şu — birçok firma hâlâ hizmet ihracatını "ek bir gelir kalemi" olarak görüyor ve buna yönelik devlet desteklerini takip etmiyor. Oysa özellikle dijital hizmet ve danışmanlık ihracatında, doğru başvuru yapıldığında elde edilebilecek destek tutarı, çoğu zaman firmanın tahmin ettiğinden daha yüksek çıkıyor. Yeni Karar sonrası bu alanın daha da büyüyeceğini düşünüyoruz.
Mevcut Turquality veya Marka Programı desteğinden yararlanan ya da hizmet ihracatına yeni başlayan firmaların, 10962 sayılı Karar kapsamında hangi programa uygun olduklarını ve güncel tavanların kendi bütçelerine nasıl yansıdığını değerlendirmesini öneririz.