← Tüm Yazılar

İstanbul Finans Merkezi'nde Transit Ticarette Kazanç İstisnası Yüzde 100'e Çıktı

Erdal Köseoğlu · Yatırım Danışmanı / Mali Müşavir · 14 Eylül 2026

4 Haziran 2026'da yürürlüğe giren 7582 sayılı Kanun'un farklı bir hükmü, İFM'de katılımcı belgesiyle faaliyet gösteren kurumlarda transit ticaret kazanç istisnasını yüzde 50'den yüzde 100'e çıkardı ve Nitelikli Hizmet Merkezi rejimini getirdi.

7582 sayılı Kanun'un daha önce ele aldığımız teknogirişim rozeti ve çalışana pay senedi hükümlerinden bambaşka bir maddesi, İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösteren firmaları ilgilendiriyor. 4 Haziran 2026'da Resmi Gazete'de yayımlanan kanunla, İFM'de katılımcı belgesiyle faaliyet gösteren kurumlarda transit ticaret kazanç istisnası oranı yüzde 50'den yüzde 100'e çıkarıldı.

Rakamı biraz açalım: İFM dışında faaliyet gösteren firmalar için transit ticaret kazanç istisnası genel olarak yüzde 95 oranında uygulanıyor. İFM'de katılımcı belgesi olan firmalar için bu oran artık tam istisnaya, yani yüzde 100'e ulaşıyor. Kulağa küçük bir fark gibi gelse de, transit ticaret hacmi yüksek olan bir firma için bu yüzde 5'lik fark, yıl sonunda ciddi bir vergi tasarrufuna dönüşebiliyor — ve İFM'de faaliyet göstermeyi somut bir maliyet avantajına çeviriyor.

Aynı kanunla getirilen ikinci bir yenilik ise "Nitelikli Hizmet Merkezi" rejimi. Bu statüye başvurabilmek için bir merkezin en az üç ülkede faaliyet göstermesi ve gelirinin en az yüzde 80'inin yurt dışından gelmesi gerekiyor. Bu şartları sağlayan merkezlerde çalışan nitelikli personel gelir vergisi istisnasından yararlanabiliyor; merkezi işleten kurum ise yüzde 95 ile 100 arasında değişen bir kazanç indirimi elde ediyor.

Yürürlük tarihi de dikkat çekici: düzenleme, 1 Ocak 2026'dan itibaren başlayan vergilendirme dönemleri için, 1 Temmuz 2026 sonrasında verilecek beyannamelerde uygulanmaya başlandı. Yani bu, gelecekte bir tarihte devreye girecek bir düzenleme değil — bu yılki beyan döneminden itibaren fiilen hayata geçmiş durumda.

Bu iki değişikliğin ortak noktası şu: ikisi de Türkiye'yi çok uluslu operasyonlar için bir "merkez üs" haline getirmeyi hedefliyor. Transit ticaret istisnasının tam muafiyete çıkması, malın Türkiye üzerinden üçüncü ülkelere transit geçtiği ticaret modellerini cazip kılıyor; Nitelikli Hizmet Merkezi rejimi ise bölgesel yönetim, muhasebe, İK veya teknik destek merkezlerini Türkiye'ye taşımayı teşvik ediyor.

Transit ticaret yapan ya da çok uluslu hizmet operasyonu yürüten firmalara, İFM'de katılımcı belgesi almanın maliyet-fayda analizini yeniden yapmalarını öneriyoruz. Bölgesel merkez kurmayı planlayan, birden fazla ülkeye hizmet veren şirketler için de Nitelikli Hizmet Merkezi statüsünün sunduğu vergi avantajının değerlendirilmesi gerekiyor.

3D Global olarak şirket yapılandırması, vergi planlaması ve kurumsal danışmanlık süreçlerinde firmalara güncel mevzuata uygun destek sağlıyoruz.