← Tüm Yazılar

SPK Yatırım Fonlarına İlişkin Rehberi Revize Etti: Portföy Yöneticilerine Yeni Sınırlar

Erdal Köseoğlu · Yatırım Danışmanı / Mali Müşavir · 12 Eylül 2026

28 Ağustos 2026 tarihli Kurul kararıyla SPK, Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber'i kapsamlı biçimde revize etti; portföy yöneticisi başına fon sayısı sınırlandı, portföy yönetim şirketlerinin sermaye şartları yükseltildi.

28 Ağustos 2026'da alınan Kurul kararıyla Sermaye Piyasası Kurulu, 2014'ten beri yürürlükte olan Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber'i kapsamlı biçimde revize etti. Değişiklik SPK Bülteni 2026/54'te duyuruldu ve portföy yönetim sektöründe önemli bir uyum sürecini başlattı.

En somut değişikliklerden biri portföy yöneticisi başına düşen fon sayısına getirilen sınır: bir portföy yöneticisi artık en fazla yedi fon yönetebilecek. Girişim sermayesi yatırım fonları ile gayrimenkul yatırım fonları bu sınırlamanın dışında tutulmuş durumda — bu istisna, bu iki fon türünün doğası gereği daha uzun vadeli ve daha az sık işlem gerektiren yapısını yansıtıyor olsa gerek. Ayrıca her fon için en az iki portföy yöneticisinin görevlendirilmesi, bunlardan birinin sorumlu yönetici olarak atanması zorunlu tutuldu.

Sermaye tarafında da önemli bir sıkılaştırma var. Portföy yönetim şirketlerinin asgari ödenmiş sermayesi, yetki kapsamına göre değişmek üzere 250 ile 500 milyon TL aralığına yükseltildi. Aylık ortalama portföyünün yarısından fazlası serbest fonlardan oluşan portföy yönetim şirketleri için ayrıca bir yükümlülük getirildi: bu şirketlerin sermayelerini yüzde 10 oranında nakit olarak artırması gerekiyor, ilk kontrol de 2026 hesap dönemi sonunda yapılacak.

Rehberde yer alan diğer değişiklikler arasında, izahnamesi onaylanan bir fonun satışına en geç 60 gün içinde başlanması zorunluluğu ve serbest fonlar için getirilen yeni yoğunlaşma ve ilişkili taraf sınırları sayılabilir. Bu son madde özellikle bir fonun tek bir varlığa veya ilişkili taraflara aşırı yoğunlaşmasını önlemeyi hedefliyor.

Bu değişiklikler ilk bakışta sadece portföy yönetim şirketlerini ve fon kurucularını ilgilendiriyormuş gibi görünse de, aslında daha geniş bir kesim için dolaylı bir etkisi var. Özellikle girişim sermayesi fonu aracılığıyla yatırım almayı planlayan büyüme aşamasındaki şirketler için, fon tarafındaki yönetim ve sermaye kısıtları sıkılaştıkça, fonların yeni yatırım kararlarını daha temkinli ve daha uzun değerlendirme süreçleriyle almaya başlaması olası bir sonuç.

Portföy yönetim şirketi olan ya da bir yatırım fonundan finansman almayı planlayan firmalara, bu revize rehberin kendi süreçlerine nasıl yansıyacağını şimdiden değerlendirmelerini öneriyoruz.

3D Global olarak şirket değerleme, girişim sermayesi ve kurumsal finansman süreçlerinde firmalara güncel mevzuata uygun danışmanlık veriyoruz.