Teknogirişim Rozetli Şirketlere Yeni Kolaylık: 7582 Sayılı Kanun'da Ar-Ge Değişiklikleri
Erdal Köseoğlu · Yatırım Danışmanı / Mali Müşavir · 9 Eylül 2026
21 Mayıs 2026'da TBMM'de kabul edilen 7582 sayılı Kanun, 5746 sayılı Ar-Ge Kanunu'na teknogirişim rozetli şirketler için sermaye artırım kolaylığı ve kuluçka girişimcilerine 3 yıllık oda/borsa aidat muafiyeti getirdi.
21 Mayıs 2026'da TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen 7582 sayılı Kanun, birçok farklı kanunda değişiklik yapan geniş kapsamlı bir torba kanun; Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Kanunu'ndan Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu'ndan İstanbul Finans Merkezi Kanunu'na kadar birçok başlığa dokunuyor. Bizim için asıl ilgi çekici kısmı ise 5746 sayılı Ar-Ge Kanunu'na eklenen iki yeni hüküm.
Birincisi, teknogirişim rozeti sahibi şirketleri ilgilendiriyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan teknogirişim rozeti almış, halka açık olmayan şirketler, dönüştürülebilir borç senedi yoluyla şartlı sermaye artırımı yapmak istediklerinde artık Türk Ticaret Kanunu'nun standart şartlı sermaye artırımı prosedürüne tabi olmayacak. Bunun yerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın kendi belirleyeceği usul ve esaslar uygulanacak. Yatırımcı turlarında sık karşılaşılan bir sorun, TTK'daki klasik sermaye artırım sürecinin hem zaman hem prosedür açısından hızlı büyüyen bir girişimin temposuna uymamasıydı; bu değişiklik, en azından teknogirişim rozetli şirketler için bu sürtünmeyi azaltmayı hedefliyor.
İkinci değişiklik ise kuluçka süreçlerinden geçen girişimcilerle ilgili. 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında "kuluçka girişimcisi" olarak kurulan ve Bakanlığın belirlediği "dijital şirket" tanımına uyan firmalara, kuruluşlarından itibaren üç yıl boyunca oda ve borsa aidatlarından muafiyet tanınıyor. Bu, ilk bakışta küçük bir kalem gibi görünse de, kuruluş aşamasındaki bir girişim için her sabit gider kalemi önemli; üç yıllık bir muafiyet, erken dönem nakit akışını rahatlatan somut bir katkı.
Bu iki değişikliğin ortak noktası şu: ikisi de teknoloji odaklı girişimlerin büyüme sürecindeki bürokratik sürtünmeyi azaltmayı hedefliyor — biri sermaye artırımında, diğeri kuruluş sonrası sabit giderlerde. Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren ya da göstermeyi planlayan girişimciler için bu, sadece vergi teşviki değil, operasyonel kolaylık anlamında da bir gelişme.
Pratikte kimin harekete geçmesi gerekiyor? Teknogirişim rozeti başvurusunu düşünen ama "zaten büyüyünce sermaye artırım sürecim karmaşıklaşır" diye tereddüt eden girişimciler, bu değişikliği başvuru kararlarına dahil edebilir. Kuluçka merkezinde yeni kurulan ve dijital şirket tanımına uyup uymadığından emin olmayan firmaların ise bu tanımı netleştirmesi, üç yıllık muafiyetten yararlanıp yararlanamayacaklarını görmeleri açısından önemli.
3D Global olarak teknopark danışmanlığı ve Ar-Ge/tasarım merkezi süreçlerinde, teknogirişim rozeti başvurusundan kuluçka sürecine kadar firmalara eşlik ediyoruz.